bloğuma hoşgeldiniz :) NEŞE ERSOY




15/11/2009

Zeytinyağlı Şalgam

En son ne zaman yazdım artık bende hatrlamıyorum , ama bu kadar tembellik olmaz sanırım:-)
Ama bu arada boş durmadım desem :-)
Evi boyattık , eşyaların bir kısmını yeniledik , bazı perdeleri değiştirdik ... Yani epey bir uğraş içindeydik .Eşime sorarsanız bitti ama bana sorarsanız henüz bitmedi :-) Antreye ayna ve birkaç ufak tefek daha işim kaldı . Aslına bakarsanız bizim için ne zaman bu tür işler biterki:-)
 
Dün akşam yemeğine çok sevdiğim arkadaşlarımı davet ettim. Eşimin kısa süreli yemekte bize eşlik etmesi haricinde masamız bayanlar masası olarak gecenin ilerleyen saatlerine kadar şen şakrak yemeklerimiz , içkilerimiz, tatlılarımız ve çaylarımızla devam etti.
Yapmış olduğum tüm yemekleri tanıtmayacağım , bir kısmının tarifini daha öncede vermiştim , ama ana yemek olarak yaptığım Hamsili Pilav'dan bahsetmeden geçemeyeceğim , ben yaptım diye söylemiyorum ama epey güzel olmuştu :-) Sevgili İpek'in istediği gibi bol üzümlü olmuşmuydu bilmiyorum ama en azından süpriz olarak onun sevdiği fırında kremalı patatesi yaptığım için üzümlerin azlığı ya da çokluğu ile ilgili pek yorumda bulunmadı :-).
 
Fotoğrafta gördüğünüz yemeği ilk defa denedim , hatta belkide ben yarattım , çünkü çevremdeki arkadaşlarıma söylediğimde kimsenin bilmediğini gördüm. Hatta sevgili arkadaşım Oya'cım bana yaklaşık 1 senedir sıcak yemeğini yaptığı şalgam'ın tarifini ve çektiği fotoğrafı verecek ama ben onadan önce zeytinyağlısını yapıp kendisine haberini bile verdim , değilmi Oya'cım :-))
 
Neyse bu kadar sohbetten sonra tekrar buralarda olmak çok güzel , umuyorum artık sık sık hem tariflerim hemde güzel yazılarınıza yorumlarımla burada olurum diyorum ve tarifime geçiyoru :-).
 
Malzemeler;
- 1 kilo şalgam ( soyulup para para doğranmış )
- 1 büyük boy kuru soğan ( ay şeklinde doğranmış )
- 1 havuç ( küp küp kesilmiş )
- 1 çorba kaşığı pirinç
- 1 kesme şeker
- 1 portakalın suyu
- istenildği kadar tuz
- istenildiği kadar zeytinyağı ( ben yaklaşık 3 çorba kaşığı koydum )
 
Yukarıda saydığımız tüm malzemeleri düdüklü tencereye koyup , düdüğü öttükten sonra ocağı kısık konuma getirip 5-6 dk. pişirip , ocağı kapatıyoruz . Tencerenizin dinlenme süresinden sonra kapağı açıp servis tabağına alıp üzeri kapalı olarak soğutup servise hazır hale getiriyorsunuz.
Ben servis yaparken üzerini dereotu ile süsledim , güzel bir görüntü oluştu.
 
Sağlıcakla kalın.

25/8/2009

Düdüklüde Turşu Tadında Biber Kızartması

Düdüklüde Biber Kızartması

Biraz garip bir başlık oldu değilmi ?:-))
İnanın nasıl bir isim vereceğimi bilemediğim için bende aklıma gelen cümle vari bir tabiri sizinle paylaştım:-)
Bu güzel sivri biberlerde Ege'nin bağrından kopup geldiler , bazıları tatlı bazıları ise benim sevdiğim gibi gayet acılar. Bunların hepsini taze olarak kısa zamanda tüketemeyeceğim için bende değerlendirme yoluna gittim ve her zamanki gibi yaratıcılık yönüm ortaya çıktı :-)
Malzeme ve tarif için herhangi gibi bir sıra takip etmeyeceğim.
Biberlerim yaklaşık 1 kilodan biraz fazlaydı , iyice yıkayıp saplarını kestim.
Düdüklünün içine koyup üzerine 2-3 yemek kaşığı kadar zeytinyağı , 2 yemek kaşığı kadar sirke , 5-6 diş sarımsak , biraz tuz ve 2 çorba kaşığı kadar su ilave edip , yaklaşık 6-7 dakika kadar pişirdim.
Açınca tencerinin dibinde kalanların hafifçe kızardığını fark ettim ama hem kızaranlar hem de kızarmayanlar gerçekten çok lezzetli ve hafif oldu.

Sağlıcakla kalın.

16/8/2009

Sirkeli Patlıcan

Sirkeli Patlıcan

Buralara uğramayalı epey uzun zaman oldu , uzun bir süre rahatsızlık , onun ardından yaz dönemi derken zaman geçivermiş . Ama yazmaya öyle alışmışımki kendimi sanki ödevini yapmayan öğrenci gibi hissetmedim desem yalan olur :-).
Son yazımdan sonra yorum bırakıp geçmiş olsun dileklerinde bulunan herkese çok çok teşekkür ederim.
Kısaca Acıbadem' Hast.de başıma gelenleri anlattığım yazımdan sonra 20 gün süren rahatsızlığımın sonrasında yaklaşık 1 ay kadar zaman harcama  ve uğraş sonrasında SGK da da işlerimi hallettim ve allah kimsenin başına vermesin diyerek bu konuya artık girmek dahi istemiyorum.
Artık zaman güzel yemeklerimizin , gezip gördüğümüz yerlerin ve tattığımız lezzetlerin paylaşımına geldi:-))
Bu yemeği bu kadar senedir sağolsun evlerinde yemek yemişliğimiz olan , karnımızı doyuran sevgili Özlem'den geçen ay öğrendim , bu kadar senedir yapmamış olması ya da bizim denk gelmemiş olmamız kendilerine çok sık gitmediğimiz gerçeğini ortaya koydu ve artık açığı kapatmanın zamanı geldi diyerek ailece heyecanla kendilerinin tatilden gelmelerini bekliyoruz:-)) Ama bir geleneğe göre , tatilden geleni ilk akşam evde kalan ağarladığı için gene iş bana düşecek ah ahhh :-)))
Bu yemeği Özlem anneannesinden öğrenmiş . Böyle büyüklerden bizlere geçen yemeklere daha fazla saygı duyuyorum , hele birde o büyükler tadığım kişiler olunca saygının yanında sevgide oluşuyor.
Kısaca tarife geçeyim , tarifin bu kadar kolay olupta lezzetinin bu kadar güzel olduğu nadide yemeklerden diyebiliriz , hele birde patlıcan seviyorsanız.

Malzemeler;
-    4 adet patlıcan ( şerit halinde soyulup , ikiye kesilip ortalarından yarılmış )
-    4 adet domates
-    3 diş sarımsak
-    tuz , zeytinyağı , sirke

Tuzlu suda bekletip siyah suyunu döktüğümüz patlıcanları tencereye diziyoruz , üzerinden çok çıkmayacak kadar suyu ve 3 yemek kaşığı kadar zeytinyağı ve tuz ekleyip tencerenin kapağını kapatıp patlıcanları haşlıyoruz.
Diğer tarafta domateslerin kabularını soyup rendeliyoruz , rendelenen domateslere 3 çorba kaşığı kadar sirke ilave ediyoruz , bu karışıma 3 diş sarımsağıda rendeleyip haşlanmış olan tenceredeki patlıcanların üzerine döküp domatesler pişene kadar kısık ateşte kaynatıyoruz. Eğer çok sulanırsa tencerinin kapağını açık tutarak kısa bir süre için harlı ateşte bırakabilirsiniz.

Sağlıcakla kalın.

1/5/2009

Otların Hikayeleri - Çiriş , Hodan , Kazayağı , Isırgan

23 Nisan tatilden istifade edip uzun zamandır gitmediğim semt pazarına gittim .
Sağolsun abim bahar zamanı pazara gittiğinde mutlaka bana bazı değişik otları alır ve bende denerim.
Bu sefer kendisi ile buluşup pazara gitme şerefine nail oldum :-)
Bir ara kendimi kaybedecek gibi her gördüğüm yeşilliğe saldırıyordum ki abimin " sakin ol aşağıdaki sokakta daha güzelleri var " değişiyle duruldum :-))
Birazdan almış olduğum bazı otları pişmemiş ve kendimce pişirdiğim halleri ile sizlere tanıtacağım , yani gene bir uydurma söz konusu :-))
Tüm bilgisini ve tarfini vereceğim otları geçen hafta yemeğe gelen arkadaşlarıma ve abimlere yaptım , aslında üzerlerinde denedim desem daha doğru olur :-)


Çiriş

ÇİRİŞ

Geçen senede yapıp zeytinyağlı olarak tarifini vermiştim , hatta çirişle ilgili bilgiyi geçen seneki yazımdan alıntı şekilde vereceğim kusura bakmayın :-)

"Çiriş Doğu Anadolu’da karlar eridikten sonra dağların eteklerinde kendiliğinden çıkan bir bitki. Nisan başı gibi çıkıp Mayıs ortasında mevsimi bitiyor. Özellikle Bingöl ve Erzurum’da sıkça pişirilen bir sebze. Bu sebzeyi yabani pırasa diye de adlandırıyorlarmış, ama ben tadını pek benzetemedim. Ayrıca Erzurum da mutlaka senede bir kere olsun şifa olsun diye yenirmiş. "

Ayrıca http://www.sifalibitkiler.us/archives/475 sitesinden yeni edindiğim bilgileri de sizlerle paylaşmak istedim ;

Faydaları :
Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser.
Memeli basuru tedavi eder.
Mafsal ağrılarını dindirir.
İdrar söktürür.
Adet kanı söktürür.Adet düzensizliklerini düzene koyar.
Saçkıran tedavisinde de kullanılır.

Kullanım Şekli ve Dozu : 2 bardak suya 30 - 40 gr. bitki konularak kaynatılıp balla tatlandırılıp günde 3 defa yemeklerden evvel içilir.

Çiriş Kavurma

Çiriş Kavurması

Bu kavurma diğer tariflerinin vereceklerim içersinde yemeğe gelen misafirlerim tarafından bir numara olarak ilan edildi , hatta sebze ile arası hemen hemen pek olmayan sevgili eşim ve sevgili Ati bile birer kaşık daha aldılar :-)

Malzemeleri tek tek vermeyeceğim , yaklaşık 1/2 kilo çirişi kök kısımlarını temizleyip iyice yıkadım ve kısa kısa kestim . Ay şeklinde doğranmış 1 adet iri soğanı ve halka halka kesilmiş 3 diş sarımsağı zeytinyağında bir müddet soldurduktan sonra çok az tuz ekleyip doğramış olduğum çirişleri ilave ederek tencerinin kapağı kapalı olarak kısık ateşte yaklaşık 20 dakika kadar ara ara karıştırark pişirdim , daha sonra 5 dakika kadar kapak açık olarak biraz kırmızıbiber ilave derek kavurdum ve servise hazır hale getirdim. Sofraya soğuk olarak getirdim.

Hodan

HODAN

Bu bitkiyi ben ilk defa gördüm , hatta alırken bir an tereddüt etim ama satan kişi mutlaka denemem gerektiğini özellikle Sakarya civarında çok tüketildiğini , yemeğinin ve böreğinin yapıldığını söyledi. Eee bu kadar övgüden sonra denemem gerekti :-)) İlk defa çiçekleri üzerinde bir bitkiyi pişirdim.

Aşağıda http://www.sifalibitkiler.us/archives/524 sitesinden almış olduğum bilgileri bulabilirsiniz.

Özellilleri : Depüratif / kanı temizleyici, sudofirik / terletici, antifebril / ateş düşürücü, diüretik / idrar söktürücü, mukolitik / balgam söktürücü, sedatif / rahatlatıcı, pürgatif / müshil.
Faydaları :
Öksürüğü keser. Balgam söktürür.
Terletici ve ateş düşürücüdür.
Soğuk algınlığı ve gribe karşı etkilidir.
Solunum yollan hastalıklarına iyi gelir. 
Akciğer zarı yangılarını (satlıcan) azaltır.
İdrar söktürücüdür. Kanı temizler.
Emziren kadınlarda süt gelişini artırır.
Kullanım Şekli: Yaprak
-çiçek karışımından 2 tatlı kaşığı alınıp, üzerine 1 bardak kaynar su dökülüp 10–15 dakika demlendirilerek karışım hazırlanır. Bu karışımdan günde üç kez birer bardak içilir.
Ayrıca hodan bitkisi yara ve yanıklara da iyi gelir. Bunun için yapraklarından lapa hazırlanır ve yaranın üzerine konulur.

Soslu Hodan

Soslu Hodan

1/2 kilo hodanı iyice yıkadım , hatta nerdeyse 1 saate yakın suyunu bir kaç kez değiştirerek sirkeli ve tuzlu suda beklettim. Suya tuzu eklememin sebebi üzerindeki toprağı çözmesi , bunu seneler önce  değer verdiğim bir kişi söylemişti. Yıkadığım hodanların süzgeçte suyunu südükten sonra ay şekilde doğardığım 1 adet kuru soğan çok az tuz ve 1 tatlı kaşığı zeytinyağ ile düdüklüde yaklaşık 8-10 dakika haşladım. Haşlandıktan sonra servis tabağına alıp üzerine limon zeytinyağı ve ezilmiş sarımsaktan oluşan sosu döktüm ve servise hazır hale geldi. Bu çeşidimde değişik otlar içersinde 2. seçildi.

Kazayağı

KAZAYAĞI

Daha önce duyduğum ama hiç denemediğim bir ot cinsi. Alırken  satan kişiye nasıl bir bitki olduğunu sordum " ıspanak gibiymiş abla " deyince " sen hiç yemedinmi " dedim " yok " dedi , " aa hiç insan yemediği şeyi satarmı " deyince çocuk sadece garip bir şekilde suratıma baktı :-))

Aşağıda gene http://www.sifalibitkiler.us/archives/558 sitesinden aldığım bilgileri bulabilirsiniz.

Toplanması Saklanması : Kazayağıotunun üst kısımları kesilerek toplanır, kurutulur ve kaldırılır.
Faydaları :
Başta bağırsak solucanları, tenyalar ve bağırsak kurtlara karşı kullanılır.
Kullanım Şekli : Toprak üstündeki kısımlarından su buharı distilasyonu ile elde edilen uçucu yağa (Oleum chenopodii), “Kazayağı esansı / Kenepod esansı” denir.  Eskiden bu bitkinin çayı içilirken günümüzde artık esansı kullanılmaktadır. Bağırsak solucanlarını düşürmek için çocuklara ( 5 -10 yaşındaki çocuğa) 10 damla ve yetişkinlere 20 damla eter yağı verilir. Eter yağı kesme şekere  damlatılarak verilir. Aradan 1-2 saat geçtikten sonra hastaya bir yemek kaşığı hintyağı içirilir. 

UYARI  : Aşırı dozda alınmamalıdır. Tarife uyulmazsa kalıcı hasarlar meydana getirebilir.

Soslu Kazayağı

Soslu Kazayağı

Kök kısımlarını kesip sap ve yapraklarını bol su ile yıkadığım kazayaklarını çok az tuz ile çok az suda pişene kadar haşladım ve servis tabağında üzerine sarımsak limon ve zeytinyağından oluşan sosu dökerek konuklarıma sundum. Bu çeşitte 3. olarak seçildi.

Isırgan

ISIRGAN

İşte en zahmetli olana sıra geldi , ama bu kadar zahmete lezzet açısından diğerlerinin gerisinde yer aldı , ama bence 2. olabilecek düzeydeydi , belkide çok uğraşmış olduğum için :-)

Isırgan hakkında http://www.sifalibitkiler.us/archives/529 sitesinden kısa bilgiler.

Faydaları
Isırgan otu hemen hemen her hastalığa şifalı gelen mucizevi bir bitkidir.
Çeşitli rahatsızlıkların etkisi ile oluşan şiddetli bas ağrılarında yararlıdır.
Kan temizleyici olduğundan egzama ve bazı mantar hastalıklarına iyi gelir. Sivilcelere iyi gelir.
Kan temizleyici özelliğinin yani sıra kan yapıcı özelliği de vardır. Bu yüzden sarilik, kansızlık ve ağır kan hastalıklarında faydalı olur.
Pankreas üzerine iyi uyarıcı etki yapar.
Kan sekerini düşürmeye yardımcı olur.
İdrar yolları hastalıkları, enfeksiyonları ve idrar tutukluğunu düzeltir. Böbrek taşlarına da iyi gelir.
Çayı kabızlığa 3 - 4 haftalık bir kür halinde iyi gelir. 
Ayni zamanda zindelik ve enerji verir.
Grip ve soğuk algınlıklarına karşı koruyucu olarak kullanılır.
Mide ve safra kesesi rahatsızlıklarına iyi gelir.
Siyatik, romatizma hastalarına ısırgan banyoları iyi gelir.
Çayı ile saçlar yıkandığında canlanır ve parlar. Kepeği önler.
Ayak damarları ve kroner damar daralmalarına ısırgan kökü banyosu faydalıdır.
Akciğer kanserinde ebegümeci ile birlikte %3 oranında basari gösterdiği tespit edilmiştir.
Kuyruk sokumundaki kil dönmelerine lapası iyi gelir.
Prostat büyümesine katkı sağlayan enzimleri baskılayarak tedavisinde yardımcı olur.
Sulu gözleri rahatlatır, saman nezlesinin semptonlarını hafifletir.
Tohumları immün sistemi güçlendirici olduğundan yaşlılara iyi gelir.
Tansiyon düşürücü etkisi vardır.
Gargarası nefesi temizler, cilt temizliğinde de yararlıdır.
Kullanım Şekli ve Dozu
Çay: 1 çay kaşığı bitki veya kök 150 ml suda 5 dakika kaynatılıp süzülür. Günde 2 - 3 fincan içilir.
Bitkinin Özsuyu : Taze bitki preslenerek elde edilir. Çok çabuk mayalanarak bozulduğundan serin ve kapalı yerlerde ancak çok kısa bir süre saklanabilir. Taze taze hazırlamak gerekmektedir. Günde 3 defa 5 ml(1 çay kaşığı), toplam 15 ml alınabilir.
Banyo: 1 kg. Bitki kökü temizlenip 1 - 2 litre kaynar su ile haşlanır ve 15 dakika demlenir, süzülür.
Tentür: İnce kıyılmış bitki bir kavanoza konarak üzeri %40′ lik alkolle örtülünceye kadar doldurulur3 hafta bekletilip, süzülür. Günde 3 defa 2,5 - 5 ml, toplam 7,5 - 15 ml alınabilir.
UYARI : Ağır kalp hastaları, seker hastaları ve böbrek hastaları kullanmamalıdır.Bazı insanlarda mide bulantısı - Bazı insanlarda idrarda zorluk - İçeriğindeki formik asit ve histamin dolayısıyla süründüğünde deriyi acıtır, tahriş eder; bazen de çayı deride rahatsızlık verebilir.

Isırgan Kavurma

Bulgurlu Isırgan Kavurması

Gerçekten yapımı hayli zahmetli olan bir yeşillik. Sağolsun sevgili arkadaşım Nursen kendilerinin toplamış olduğu bir torba ısırganı bana getirdi , güya yapıp şirkete götürecektim ama kısmet yemeğe gelen misafirlereymiş. Neyse artık bir dahakini Nursen yapar bende şirkette yerim , çünkü bir daha yapabileceğimi sanmıyorum :-)
Elime giydiğim ameliyat eldivenleriyle bende ameliyatıma kalın saplarını ayırıp suda bekleterek başladım , kaç kere suyu değiştirdim bilmiyorum ama her seferinde kızıla yakın suyu çıktı bende her seferinde temizliyemiyorum diyerek sanırım hayli su harcadım  , neyseki artık bol bol yağmurumuz yağıyor susuz kalmayacağız:-))
Yıkayıp sebze kurutucusundan geçirdiğim ısırganları bir kaç parçaya kestikten sonra ay şeklinde doğranmış olup zeytinyağında kavurduğum soğan ve sarımsağa ilave ederek 1 çorba kaşığı kadar ince bulgur ilave ettim .Bir müddet karıştırdıktan sonra çok az su , tuz ve pulbiber ilave ederek tencerinin kapağını kapatıp kısık ateşte pişene kadar ara ara karıştırarak tuttum , daha sonra kapağı açık olarak bir müddet kavurdum ve soğuk olarak servis yaptım.

İşte geçen cumartesi günün yukarıdaki otları hazırlamakla geçti , aslında yanında enginar , kuru domates salatası , bol yeşillikli salata ve ana yemek olarakta Çipura ve Çinekop vardı , eee balıkların yanında fena gitmediler:-)) Ama uzun bir süre bol temzilemeli ve yıkamalı ot yapmayacağım kesin :-) En kötüsüde bir torba ot temizliyorsunuz pişince bir tabak oluyor , işte o zaman insan kötü oluyor :-))
Ama genede mevsiminde bazı tatları yemek güzel oluyor.

Sağlıcakla kalın.

5/1/2009

Zeytinyağlı Sebzeler

Zeytinyaglı Sebzeler

Son derece kolay ama bir o kadarda lezzetli bir zeytinyağlı uydurma çeşidi:-)
Biraz önce mutfaktan çıktım , bu hafta sonu hiç evde durmadığımız için hafta arası için hiç yemek yapamadım. Eee bu durumda bu akşamı feda etmem gerekiyordu , bende hemen sabahtan ıslattığım fasülyelerle sucuklu kuru fasulye ve pilav yaptım . Sonra elime paprika ve çarliston biberler geldi ve bu yemek doğaçlama olarak ortaya çıkıverdi :-)
Bu yemeğin tüketicisi sadece ben olacağım ama olsun öğlen yemeği olarak iş yerinde 2 gün boyunca bana yeterde artar bile.
Malzeme adetinde sınırlama yok , dileyen istediği kadar koyabilir.

Ben kulladığım malzemeleri sıralayım ;

- 3 adet paprika biberi ( julyen doğranmış )
- 3 adet çarliston biberi ( julyen doğranmış )
- 2 adet kuru soğan ( ay şeklinde doğranmış )
- 1 avuç bezelye
- 1 adet havuç ( şerit şeklinde doğranmış )
- 1 adet kabak ( şerit şeklinde doğranmış )
- 1 adet kesme şeker
- istenildiği kadar tuz ve zeytinyağı

Tüm malzemeleri çiğden düdüklü tencereye koyup , düdüğü öttükten sonra 6 dakika kadar pişiriyoruz ve soğuyunca servise hazır hale geliyor.

Sağlıcakla kalın.
« Önceki ::