bloğuma hoşgeldiniz :) NEŞE ERSOY





31/5/2009

Doğa Balık'ta Güzel Bir Akşam Yemeği

İş yerinde 4 arkadaş hem felekten bir akşam geçirmek hemde bizi fazla sarsmaması amacıyla günde 2 TL biriktirerek , 1 ay sonrasında şimdi size tanıtacağım bir mekana gittik.
Tabi gideli tam bir ay oldu ve şu sıralarda üzerine yazma tembelliği çökmüş olan ben ancak yazabiliyorum :-) Birlikte o geceyi yaşadığımız arkadaşlarımdan da çok geç yazdığım için çok özür diliyorum , söz öğlen çaylar benden :-))

Doga Balık Adres

Doğa Balık'ı daha önce duymamıştım , bizden bir kaç yaş genç olan arkadaşımız Banu'nun tavsiye üzerine gittik , aslında hayli genç ama bizimle birlikte olduğu için aynı yaşta hissediyoruz :-)) . Cihangir her zaman hoşma giden semtlerden bir tanesi olmuştur ,oranın samimi havası sanki bana sayfiye yerinde geziniyormuş havasını verir.
Zürih Otel'in üst katında bulunan bu restaurant  yemekleriyle bana tümüyle Ege'nin havasını hatırlattı.

Doğa Balık Manzara

Manzara tek kelime ile mükemmel. Vardığımızda hava açık ve İstanbul'un muhteşem yarım adası pırıl pırıl karşımızda duruyordu , hele Banu'nun "ay inanmıyorum" gözlüklerini takınca :-)) İşte gözlüğü takdıktan sonra anladımki benin gözümde azda olsa bozuk ama kondurmadığım için hiç gözlük alma taraftarı değilim , ihtiyaç olunca "ay inanmıyorum " gözlüğünü takarım:-)) "Ay inanmıyorum" adlandırmasıda , ben gözlüğü takıpta daha net görmeye başladığımda söylediğim ilk cümle , artık aramızda benimle özdeşleşen bir cümle oldu :-))
Bu manzaranın karşısında ilk kadehlerimizi tokuşturup 4 bayan olarak akşamımıza başladık.

Doğa Balık Iç Mekan

İç dekoru son derece sade , sandalyeler bile kıyı şeridinde bulunan balıkçı lokantalarının sandalyelerinden. Ama bu sadeliğini yemeklerinin lezzeti zenginleştiriyor.
Söylenene göre bir çok müzisyen , yazar ve tanınmışların mekanıymış. Nitekim beğendiğimi söyleyemeceğim ama bizimle aynı zamanda mekanda Orhan Pamuk'ta vardı ve garsonun söylediğine göre  kendisi sürekli müşterilerindenmiş.

Doğa Balık Sahibi

İşte sizleri bu güzel yemeklerin hazırlanmasıyle tek tek ilgilenen restaurant sahibi İbrahim Soğukdağ ile tanıştırayım.Kendisi bir doktor edası ile pırıl pırıl temiz klinik kıyafeti ile masaları dolaşıp hal hatır soruyor ve sohbet ediyor. Bizim masımıza gelip " bayanlar eğer sizin için mahsuru yoksa röportaja gelen gazeteciler fotoğraf çekecekler , olabilirmi " diye sorunca bende " eğer sizin fotoğrafınızı çekmeme izin verirseniz bizim için hiç mahsuru yok" dedim, bende yukarıdaki fotoğrafı bir fotoğrafçı edası ile çektim :-))
İbrahim Bey , küçük yaştan beri balıkla haşır neşir olan birisi , ilk olarak Eminönü'nde balık ekmek satarak bu işe başlamış.Böyle başlangıçları duyupta gelinen yerleri görünce  boşuna okudum diye düşünüyorm :-))
Tüm malzemelerin alımıyla bizzat kendisi ilgileniyormuş , özellikle Ege otları Balıkesir Havran'dan geliyormuş , diğerleri ise Beykoz,Polonezköy ve Karadeniz'den. Balıklar ise kesinlikle günlükmüş , ertesi güne kalan balıklar kullanılmıyormuş " ben onların yalancıyım".

Doğa Balık Mezeler

Fotoğrafta görünen kısım  otlar , zeytinyağlılar ve balık salatalarının sergilendiği bölüm. Buradan gidip tabaklarınıza istediğiniz kadar koyup kendi tabağınızı kendiniz hazırlıyorsunuz.Ama itiraf edeyim fiyatlandırmayı nasıl yapıyorlar hala çözmedim , neyse genel fiyat konusunda sonunda deyineceğim.

Doğa Balık Benim Tabağım

Tabaklarımızdan örnekleri sıralacağım.Bu benim tabağım, içindekiler  ; ahtapot salatası , kalkan salatası , havuç otu, şevketi bostan , roka sapı , kereviz ezmesi , deniz börülcesi,patlıcan bayıldı , beyaz peynir ve kavun. Özellikle en ilginç gelen kereviz ezmesi , sadece bana değil hepimize çok ilginç ve lezzetli geldi.

Doğa Balık Nursen Tabağı

Nursen'in tabağı , maalesef uzun zaman geçtiği için otları hatırlayamadım , ama bir kaçının tadını bakmıştım ve lezzetliydi.

Doğa Balık Banu Tabağı

Banu'nun tabağı , yeşilliğin sadece rezene olarak uğradığı bir tabak , ayrıca içinde sarımsak var kokacak diye hem severek hem de söylenerek yediği semizotu salatası :-),diğerleri ise balık salataları. Ve ayrıca " ay inanmıyorum " gözlüğü :-)))

Doğa Balık Nur Tabağı

Ve son olarakta bitirmesine ramak kala fotoğrafını çekebildiğim Nur'un tabağı :-))
Yeşillikler konusunda maalesef bilgi veremeyeceğim ama peynir ve karidesin varlığından eminim :-))

Doğa Balık Tatlı Tabağı

Tatlılar özellikle seven biri olarak Nur tarafından pek kuvvetli bulunmadı , çünkü kendisi için tatlı çikolatalı olmalı , eşimde aynı düşünce :-)) Bu konuda ikisi çok iyi anlaşıyor :-))
Kendimizin seçerek bir tabak hazırladığımız tatlılar ; şekerpare , elma , kivi ve kayısı tatlısı . Kivi tatlısı bence olmasada olur tatlılardan , elma ise tam ev işi , kayısı konusunda birşey diyemeceğim tatmadım , şekerpareyi Nur yemişti ama yorumunu unuttum :-))

İşte bu kadar ot ve  balık salatasından sonra bir porsiyon kızarmış ızgara halka kalamar daha alarak siparişimizi bitirdik. İçtiğimiz ise 1 büyük şişe rakıdan 2 duble kadar arttı denebilir.
Balık yemedik , doydunuzmu derseniz evet doyduk .Bu menüye kişi başı 65 TL verdik , pahalımı diye sorarsanız evet pahalı. Ama mekan ve manzara güzel , mezeler , otlar ve balık salataları lezzetli . Bir kere olsun kişi kendinin uygun anını ayarlayıp ( maddi olarak :-) ) gidip lezzetlerin tadına bakıp manzaranın keyfini çıkartabilir.

Bu gecenin sonunda kahkalarımızla çınlattığımız Cihangir göbekteki kahvede çaylarımızı içtikten sonra her birimiz evlerimize dağıldık.

Bakalım önümüzdeki 4 bayan toplantısı nerede olacak .

Sağlıcakla kalın.

17/5/2009

Annemin Tepsi Poğaçası

Annemin Tepsi Poğaçası

23 Nisan günü arkadaşım Özlem ile anneme güne gittik, evet bildiğiniz gün J. Hatta Özlem yanına ev ayakkabılarını ve örgüsünü de aldı ama annemin yememiz için yaptığı ısrarlardan örgüsünü öremediJ

Anneme neredeyse yemin verdirerek çok şeyler hazırlama dememize rağmen gene bizi tıka basa doyuracak şeyler yapmıştı sağ olsunJ

Ama benim sizlerle paylaşmak istediğim birkaç gün önceden pişirip dondurucuda sakladığı ve biz geldikten sonra mikro dalga fırında birkaç dakikada sanki fırından yeni çıkmış gibi servis ettiği o güzelim tepsi poğaçası.

Malzemeleri;

-         2 su bardağı süt

-         1 su bardağı sıvı yağ

-         2 yumurta

-         1 kalıp beyaz peynir

-         1 paket kabartma tozu

-         1 çay kaşığı karbonat

-         Kıyılmış maydanoz ve dereotu

-         Alabildiği kadar un

Tüm malzemeleri karıştırıp poğaça kıvamına gelene kadar un ekliyoruz. Tüm hamuru yağladığımız tepsiye yayıyoruz, üzerine 1 yumurta sürüp önceden ısıtılmış 200 derecelik fırında pişiriyoruz.

Sağlıcakla kalın.

 

3/5/2009

Bir Doğum Gününde Yapılanlar

Dün günlerden cumartesiydi ve benim çalışmadığım hafta sonları gününden bir tanesiydi, ama dün sabah 09,00 itibariyle bir arkadaşımın evinde mesaime başladım JHatta sabah uyanana kadar geç kaldığıma dair bir sürü kâbus gördüm J.
Dün sevgili İpek’in doğum günü partisi vardı ve cuma gecesi itibari ile onun için birkaç çeşit yiyecek hazırlamaya başladım, tabi bu hazırlık sabah onlara gidip mesaim başladığında da devam etti. Ama sağ olsunlar akşam sevgili eşimi de çağırarak bize barbekü yapıp karnımızı doyurdular, en azından bedavaya değil karın tokluğuna çalışmış oldum J.
Aşağıda benim ve Özlem’in yapmış olduğu bazı çeşitlerin tariflerini bulabilirsiniz. Maalesef ki sofranın fotoğrafını çekemedim , niyet ettiğimde ise 17 tane genç sofranın başındaydı J.

Kekikli Topcuklar

Çöreotlu,Susamlı ve Kekikli Topçular

Bahsettiğim gibi cuma gecesi yapmış olduğum çeşitlerden bir tanesi daha önceki aylarda tarifini verdiğim topçuklar, bu sefere çöreotlu, susamlı ve kekikli yaptım. Yapımı çok kolay, istediğiniz malzeme ile zenginleştirebilirsiniz.

Malzemeler;
 
-         1 çay bardağı sıvı yağ
-         1 çorba kaşığı tepeleme yumuşak margarin ve ya tereyağı ( ben Becel kullandım )
-         1 tatlı kaşığı tuz
-         1 yumurta ( akı hamura, sarısı üzerine )
-         1 çay bardağı yoğurt
-         2,5 su bardağı kadar un
-         1 paket kabartma tozu
-         1 çorba kaşığı kadar çöreotu
-         1 çorba kaşığı kadar susam
-         1 çorba kaşığı kadar kekik

Yumurtanın akı, sıvı ve katı yağ, yoğurt, çöreotu, susam, kekik ve tuz iyice karıştırılır. Bu karışıma un ( önce 2 bardak ekleyin, geri kalanını hamurun oluşumuna göre katarsınız )ve kabartma tozu karıştırılarak bir süre yoğurun. Fırın kâğıdı serili tepsiye ceviz büyüklüğünde topçuklar haline getirip koyun ve üzerine yumurta sarısını sürüp 170 derecelik fırında yaklaşık 20–25 dakika pişirin.

Gülen Surat Kurabiyeler

Gülen Surat Kurabiyeleri

Bu tarifi gece blogları dolaşırken buldum ama ne yazık ki tarifi alırken kime ait olduğunu not etmemişim ve şimdide bulabilmeme imkân yok, bu sebepten eğer okursa adını yayınlamadan kullandığım için kusura bakmasın. İlk önce gülen surat ile başladığım kurabiyelere birkaç toptan sonra düze döndü, düzden sonrada arta kalan kakaolu ve sade hamuru açıp üst üstü koyup yuvarlayıp kesince çift renkli rulo kurabiyelere döndü, sevgili Özlem’in değimi ile yeni bir yaratıcılık örneği oluşmuş olduJ
Bu arada kurabiyelere aç gözlülükle bakan tavuklara da dikkatinizi çekmek isterim J

Malzemler;
-         125 gr. tereyağı ya da margarin
-         3 fincan pudra şekeri
-         1 fincan sıvı yağ
-         1 fincan süt
-         1 tane yumurta
-         ½ paket kabartma tozu
-         1 paket vanilya
-         1 çorba kaşığı kakao
-          1 su bardağı buğday nişastası
         Aldığı kadar un

Kakao ve yumurta beyazı dışında tüm malzemeyi hamur kulak memesi kıvamına gelene kadar un ekleyip yoğuruyoruz.Daha sonra bu hamurdan bir miktar ( limon büyüklüğünde ) ayırıp , ayırdığımız limon büyüklüğündeki parçaya kakaoyu ekleyip 10-15 dakika hamurları dinlenmeye bırakıyoruz. Sade hamurumuzu kalem kalındığında açıp bir çay bardağı ile yuvarlak şekilde kesiyoruz.
Bu kesilen parçaları yağlı kağıt kesilmiş tepsiye koyup kakaolu hamurdan ağız ve gözlerini yapıyoruz. Ağız ve gözlerini koyacağımız yere önce yumurta akından sürersek iyice yapışmasını sağlamış oluruz.Önceden ısıtılmış 170 derecelik fırında üzerleri kızarmadan pişiriyoruz.
Artan hamurdan değişik şekilde kurabiyeler yapılabilir, benim fotoğrafta yapmış olduğum gibi J.

 Tavşan Pasta

Tavşan Pasta

Bu hoş görünümlü ve lezzeti son derece güzel olan sevgili Özlem’in artık tam bir genç kız olan kuzucuğuna yapmış olduğu sevimli tavşan pastanın yapımı son derece kolay, evinde çocuklarını mutlu etmek isteyen anneler hem doğum günlerinde hem de normal zamanlarda hazırlayabilirler.

Malzemeler;
-         2 adet pasta tabanı
-         2 adet kakaolu dolgu kreması
-         2 adet beyaz pasta kreması
-         4 adet muz
-         2 bardak su: 2 tatlı kaşığı neskafe ve 1 çorba kaşığı kanyak ilaveli
-         Parça çikolata ve renkli şekerler
 

Pasta tabanlarından bir tanesini surat olarak kullanıyoruz, diğeri ise kulakların ve papyonun şekline göre kesiyoruz. Pasta tabanlarının hem alt hem de üst katını hazırladığımız neskafeli karışım ile ıslatıyoruz , ( yalnız ıslatma işleminde taban kısmını pastanın yapılacağı yüzeyde olması ve ayrıca üst kısmında ıslatılır ıslatılmaz dolgu kremasının üzerine kapatılması gerekmektedir , aksi halde ıslandığı için kolayca dağılabilir ), arasına paketteki tarifine göre hazırladığımız dolgu kremasını ve dilim dilim kestiğimiz muzları koyup üzerine diğer kat pastayı koyup en üstünü gene paketteki tarifine göre hazırladığımız beyaz pasta kremasını yayıp parça çikolatalar ve renkli şekerlerle süslüyoruz.

Mercimek Köftesi1

Mercimek Köftesi

Uzun zamandır yapmak istediğim bir çeşit , sanırım daha önce bir kere yapmıştım ama tam olarak hatırlamıyorum.Bu sefer annemden tarifi alarak aynen onun dediği gibi yaptım tek kelime ile çok güzel oldu , kendim yaptım diye söylemiyorum , yiyenlerde aynı fikirdeydi
JBu arada bunca sene sonra eşimin de mercimek köftesini sevmediğini öğrenmiş oldum, demek ki çok nadir yapacağım J.

Malzemeler;
-         2 su bardağı kırmızı mercimek
-         1 su bardağı ince bulgur
-         1 adet iri soğan ( yemeklik doğranmış )
-         ½ çay bardağı zeytinyağı
-         1 çorba kaşığı kadar salça
-         İstenildiği kadar küçük küçük doğranmış taze soğan ve maydanoz
-         Tuz, pul biber ve kimyon

Mercimekleri iyice yıkadıktan sonra üzerinden 1 parmak geçecek kadar su koyarak kısık ateşte mercimekler şişene kadar pişiriyoruz. Pişen mercimeğin içine ince bulguru karıştırıp 2–3 çorba kaşığı su ilave ederek çok çok kısık ateşte ara ara karıştırarak bulgurlarında şişmesini sağlıyorsunuz. Eğer kuru ya da pişmeme durumu olursa çok az daha su ilave edilebilir, ama çok sulu olursa köfte kıvamını veremeyiz.

Bu arada ayrı bir tavada soğanlar zeytinyağında hafifçe kavrulur ve daha sonra içine salçada ilave edilerek bir müddet kapak kapalı olarak kısık ateşte tutulur. Sonra tuzu, biberi ve kimyonu ilave edilerek pişmiş olan mercimek ve bulgura katılıp yoğrulur. İstenirse çok az zeytinyağı gezdirilir ve doğradığımız yeşillikler ilave edilerek köfte şekli verilerek servise hazır hale getirilir.

Puf Börekler

Seniha Abla’nın Puf Böreği

Bu börek gerçekten muhteşem , hem bu kadar kolay hem de bu kadar mı lezzetli olur bir börek .Arkadaşım Özlem’in görümcesine ait bir tarif ve Özlem’inde ellerine sağlık diyorum.

Malzeme listesi vermeyeceğim çünkü hiç gerek yok çok pratik bir börek. İstenildiği kadar yufkadan verilen tarife uyarak yapılabilir.

1 Yufkayı açık olarak sıvı yağ ile iyice yağlıyoruz üzerine diğer yufkayı koyup sigara böreği gibi kesitlere ayırıyoruz, içine istediğimiz malzemeden koyup çok sıkı olmadan sigara böreği gibi sarıp çukurca bir kabın içine üst üste diziyoruz
Üzerini kaplayacak şekilde  su koyup yaklaşık ½ saat ya da daha fazla bekletiyoruz , çok bekletilirse suyu tamamen çekeceği için hiç sıkmadan yağlı kayıt serili tepsiye dizip ( su da az bekletilirse hafifçe suyunu sıkarak ) 180 derecelik önceden ısıtılmış fırında üzerine herhangi bir şey sürmeden kızarana kadar pişiriyoruz.

O kadar güzel kabarıyor ki denemeniz lazım.

İçini kıymalı, peynirli ya da patatesli hazırlayabilirsiniz. Kıymalı hazırlarken; büyük bir soğanı iri iri doğrayıp tavada çok becel yağı ile çok az kavuruyoruz, üzerine kıymayı ilave edip 1 paket et bulyon katıyoruz tuzunu ve baharatını koyduktan sonra fazla pişirmeden alıyoruz ve böreğimizde kullanıyoruz.

çikolatalı Grisiniler

Çikolatalı Çubuklar

En son olarak aylar önce web sitelerinin birinde karşıma çıkan ama tarifini tamamen unutup sadece görüntüsü aklımda kalan çikolatalı çubukları yaptım. Artık aynısı oldu mu bilemem ama çocuklar çok beğendi hatta uzay kampından yeni dönüş yapan ufaklığımıza kalmamıştı ki ona hemen yenisini hazırladımJ.

Yapımı son derece basit, sade grisini çubuklarını erimiş çikolataya batırıp ( ama çok fazla çikolataya bulamayın dik koyunca akıyor ) sonra üzerine renkli şekerlerden ve çikolata parçacıklarından serpip yapıştırıyorsunuz. Servisi bardaklarda yaptık .Tavuklar gene dikkatinizi çekmiştir sanırım, çubukları yiyecek gibiler J

İşte böyle bunlar yapılanların bir bölümü idi, hepsi çok güzeldi, esas güzeli o gençlerin cıvıl cıvıl olmaları.

Nice mutlu, sağlıklı, huzurlu ve birliktelikli yaşlara sevgili İpek.

Sağlıcakla kalın.

15/4/2009

Çilekli Tartolet - Sema Teyze'den

çilekli Tartoletler

Uzun zamandır bekleyen tariflerden bir tanesi. Bu tarifi ve güzelliği sizlerle biran önce paylaşmak istedim ama araya çok şey girdi, sanırım birazcıkta benim tembelliğim J.

Sema Teyze’yi yapmış olduğu Hamsili Ekmek’ten hatırlarsınız işte bu tablo gibi tartoletleride kendisi yaptı. “ Komşum fotoğrafını çekte siteden yayınlarsın “ dedi , bende onu hiç kırmadan dileğini yerine getiriyorumJ

Kendisi de tarifi Emine Beder’in bir kitabından tatbik etmiş. Ellerine sağlık Sema Teyze harika olmuştu.


Bu arada gecenin 10.00 da  uzak diyarlardan gelen bir ottan çorba pişiriyorum, çok yakın bir zamanda onu da sizlerle paylaşacağım.

 

Malzemeler;

 

Hamur:

-         2 yumurta sarısı

-         150 gram yumuşamış margarin

-         2,5 su bardağı un

-         ½ su bardağı toz şeker

-         ½ paket kabartma tozu

Krema:

-         1,5 su bardağı süt

-         2 çorba kaşığı un ( tepeleme )

-         ½ su bardağı toz şeker

Üzeri;

-         ½ kilo çilek

-         ½ paket tart jölesi

 

Unun ortasına şeker, yumuşatılmış margarin, kabartma tozu ve yumurta sarılarını ekleyerek özlü bir hamur kıvamına gelene kadar yoğuruyoruz.

25–30 cm. çapındaki tart kalıbına ya da küçük tart kalıplarını margarin ile yağlayıp biraz un serpiyoruz ( slikon kalıplarda çok rahat oluyor ). Kapların dibine ve kenarlarına iyice hamuru yayıp, üzerinden çatal ile 7–8 yerinden deliyoruz ve önceden ısıtılmış olan 180 derecelik fırında rengi açık pembe olana kadar pişiriyoruz.

 

Krema için; sütü, unu ve şekeri karıştırarak ağır ateşte iyice göz göz olana kadar pişiriyoruz. Sonra mikser ile yarım dakika kadar çırpıp, soğuduktan sonra tartın üzerine yayıyoruz.

Üzerine kesilmiş çilekleri dileğimiz gibi yerleştirip tarife uygun hazırladığımız jöleyi en üstüne döküyoruz.

 

Sağlıcakla kalın.

3/4/2009

Hamsili Ekmek / Sema Teyzeden

Hamsili Ekmek

 

Hamsinin sevdiğim çeşitlerinden bir tanesi ama bugüne kadar bana yapmak kısmet olmadı , belki de etrafımda gayet güzel yapanlar olduğu için J

Bu akşam çayına kayınvalidemler ve sevgili komşum hem de eşimin teyzesi Sema teyze bize geldi , ama eli hiç boş gelir mi :-). Akşam iş dönüşü ona uğrayıp 5–10 dakika sohbet edeyim derken bana yediremediği Hamsili Ekmeği de getirmeyi ihmal etmemiş. Aslına bakarsanız 5–10 dakikalık sohbet yaklaşık 1 saatten fazla sürdü, eşimin telefonu ile zorlada olsa eve inebildim, ee sohbet güzel bir şey J.

Yemek yediğim içim tam anlamıyla tadına bakamadım ama ucundan azıcık tatmak bile lezzetine varmama yetti, harika bir lezzet olmuş, gene harikalar yaratmışsın Sema Teyze J

Bu kadar bahsetme sonucu tarifine geçeyim, tarifi verirken ölçülü olarak vermedi ama ben olabilecek şekilde ölçülerini vereceğim, bence uygun ölçüler olacak ama göz kararı yapılabilecekte bir lezzet.

Malzemeler;

-         1 kilo hamsi ( kılçıkları çıkartılarak temizlenecek )

-         3 adet iri boy soğan yemeklik doğranacak

-         6-7 adet taze soğan ( küçük küçük doğranmış )

-         1 demet maydanoz

-         1 demet dereotu

-         1 demet pazı

-         Bir miktar taze nane, yoksa 1 çorba kaşığı kuru nane

-         1 su bardağı zeytinyağı

-         İstenildiği kadar tuz, karabiber, kırmızıbiber

-         1 kiloya yakın mısır unu

-         Bir miktar tereyağı

 

Tuzla doğranmış pazı ve soğanları yoğurarak öldürüyoruz. Sonra tüm malzemeleri katıp çok az su ekleyerek balıklar parçalanmayacak şekilde yoğuruyoruz.

Yağlamış olduğumuz fırın tepsimize hafifçe bastırarak yayıyoruz, eğer kuruluk hissediyorsak biraz su ile üstünü düzleştiriyoruz. 170 derecede önceden ısıtılmış fırına vermeden üzerine küçük parçalar halinde tereyağlarını serpiştiriyoruz ve fırına veriyoruz. Üzeri kızarana kadar tutuyoruz.

Sağlıcakla kalın.

« Önceki :: Sonraki »