bloğuma hoşgeldiniz :) NEŞE ERSOY



18/8/2008

Isırgan Yemeği


Uzun zamandan beri bu tarifi yayınlayacağım ama bir türlü fotoğrafın yüklü olduğu USB belleğimi bulamıyordum. Bugün şans eseri buldum ve tekrar kaybetmeden hemen sizlerle paylaşayım dedimJ


Bu yemeği sevgili arkadaşım Nursen yapmıştı ve şirkete getirdi birlikte yedik. Daha önce kavurmasını yemiştim ama yemeğini ilk defa yedim ve tek bir şey söyleyebilirim lezzeti harika. Ellerine sağlık arkadaşım.


Tabi bu yemekte en büyük yardım annesinin ve ablasının çünkü ısırganlar onlar tarafından toplanıp temizlenip yıkanıp hazırlanmış
J Sevgili Türkan Teyzem ( Nursen’nin annesi ) ısırganı toplarken eldiven kullanmazmış, çünkü ısırganın değdiği yerlere şifa verir dermiş. İtiraf edeyim sanırım ben elimde eldiven bile olsa toplamaya cesaret edemem J

 

Malzemeler;

 

-         1 demet ısırgan ( ben demet diyorum sanırım pazarlarda demet ile satılıyor )

-         1 orta boy soğan ( küp küp doğranmış )

-         1 orta boy domates ( küp küp doğranmış )

-         1 avuç bulgur

-         3 diş sarımsak ( doğranacak )

-         Tereyağı

-         Tuz

-         Kırmızıbiber

 

Soğanları tereyağında pembeleştiriyoruz, üzerine domatesi ekleyerek biraz daha kavuruyoruz. Temizleyip doğradığımız ısırganları, bulguru, sarımsağı, tuzu ve kırmızıbiberi ilave edip çok azda su ekleyip ocağı kısık şekilde suyunu çok çektirmeden pişmesini sağlıyoruz.

 

Sağlıcakla kalın.

 

15/8/2008

Sarımsaklı Pazı Kavurması



En sevdiğim sebzelerin başında pazı geliyor. Hem çok lezzetli hem de çok çabuk pişiyor.

Bu akşamki arkadaş ziyareti için hazırladım gördüğünüz kavurmayı, meze olarak çok güzel ve hafif oluyor, beyler pek rağbet göstermiyor ama biz hanımlar seviyorumJ

 

Malzemeler;

-         1 demet pazı

-         2 orta boy soğan ( küp küp doğranmış )

-         1 baş sarımsak

-         1 kesme şeker

-         Tuz ve kırmızıbiber

 

Soğanları zeytinyağında çok pembeleştirmeden pişene kadar kavuruyoruz, içine tuz, kesme şeker ve kırmızıbiberi katıp yıkayıp suyunu süzüp ince ince doğradığımız pazılarımızı da katıp tencerenin kapağı kapalı olarak bir müddet pişiriyoruz. Pazılar sönüp karıştırma kıvama gelince tencerenin kapağı açık olarak suyunu çekene kadar ara sıra karıştırarak kavuruyoruz.

Ateşi söndürmeden önce dövülmüş sarımsağı katıp karıştırıyoruz.

Servis tabağımızda sunuma hazır hale getiriyoruz.

 

Sağlıcakla kalın.

 

15/8/2008

Çikolata Soslu Kek



Bu akşam arkadaşlarımıza yemeğe gideceğiz, aslında hiç tarzım değil ve görünce de çok şaşıracaklar ama  fotoğrafını gödüğünüz keki yaptım. Tarzım değil dememdeki maksat, ben genelde tuzluları yaparım kek ve pasta ile pek aram yoktur ( aslında eşim kek ve pastaya bayılır ama laf aramızda ben sevdiklerimi yapıyorumJ )

Ama bu tarifi öğlen sevgili “ http://yasaminkiyisindan.blogcu.com “ sayfasında gördüm hemen yapmaya karar verdim, hem sevgili eşimin isteği yerine gelsin hem de yemek sonrası çayın yanına ağzımız tatlansın diye. Sevgili blog arkadaşım Yaşamınkıyısından’a teşekkür ediyorum gerçekten çok güzel bir tarif.

Şimdi tarifimize geçelim.

 

Malzemeler;

-         4 yumurta

-         1,5 su bardağı toz şeker

-         1 su bardağı süt

-         1 su bardağı eritilmiş margarin ya da sıvı yağ ( ben yarı yarıya koydum)

-         3 su bardağı un

-         1 paket kabartma tozu

-         1 paket vanilya

-         3 yemek kaşığı kakao

Sosu için;

-         3 su bardağı süt

-         3 yemek kaşığı kakao

-         ½ su bardağı toz şeker

 

Öncelikle yumurta ve şekeri yaklaşık 5 dakika çırpıcı ile karıştırıyoruz. Sütü ve yağı katıp çırpmaya devam ediyoruz. Unu, kabartma tozunu, kakao ve vanilyayı katıp iyice karışına kadar çırpmaya devam ediyoruz.

Yağladığınız ya da yağlı kâğıt serdiğini ( ben hep yağlı kağıt kullanıyorum daha kolay oluyor ) en büyük boy borcama karışımı boşaltım önceden ısıtılmış 170–180 derecedeki fırında pişine kadar tutuyoruz. Piştiğini ben bıçak batırarak anlıyorum, eğer bıçağa yapışan herhangi bir şey yoksa pişmiş demektir.

Kekimiz pişerken sosumuzu yapıyoruz.

Sütü, kakao ve şekeri karıştırıp ocakta karıştırarak pişiriyoruz, kaynadıktan sonra 5 dakika daha kısık ateşte tutuyoruz, yanından ayrılmayın taşabilir.

Pişen ve soğuyan kekimizi ufak parçalar halinde kare kare kesip çikolata sosumuza batırıp servis tabağımıza alıyoruz. Ben süslemeyi çikolata granülleriyle yaptım ama siz hindistancevizi ile yapabilirsiniz ( orijinal tarifinde hindistancevizi vardı ama ben pek kullanmadığım için evde yoktu ve çikolata granüllerini tercih ettim )


Sağlıcakla kalın.


13/8/2008

Deniz Börülcesi



Bu güzel lezzet ile seneler önce iş gezisi dolayısıyla gittiğim İzmir’de Kordon’da ki Deniz Restaurant’ta tanışmıştım. Bir zamanlar neredeyse ayda 2 ya da 3 kez İzmir’ e ziyaretim olurdu ve güzelim Ege otlarından yeme şansına erişirdim. Artık İstanbul’da da Ege otlarını ( hepsini olmasa bile ) bulup pişirebiliyoruz ya da pişirilen restaurantlar fazlalaştı.


Bu sezonun ilk deniz börülcesini yapalı epey oldu, biraz önce fotoğrafları kontrol ederken rastladım ve hemen paylaşmak istedim.

 

Malzemeler;

-         1 demet deniz börülcesi

-         2 diş sarımsak ( dövülmüş )

-         Limon ve zeytinyağı

 

Deniz börülcelerini iyice yıkayıp kaynamakta olan suya atıyoruz ve yumuşayıncaya kadar pişiriyoruz. Pişirirken tuz koymayın, zaten tuzlu bir bitki olduğu için çok fazla tuzlu bir lezzet elde edersiniz.

Haşlanan deniz börülcelerinin saplarının içindeki kılçıkları tek tek çekerek çıkartıyoruz, biraz zahmetli ama sonu lezzetli bir iş.

Hazırlanmış börülcelerimizin üzerine zeytinyağ, limon ve sarımsaktan oluşan sosumuzu döküp servise hazır duruma getiriyoruz.

 

Sağlıcakla kalın.

 

13/8/2008

Kiremitte Tereyağlı Alabalık



Tatilimizi birlikte geçirdiğimiz sevgili arkadaşım Özlem’leri dün akşam tatil dönüşü yemeğe çağırdım. Grubumuzda bir tek ben bir hafta daha izinde olduğum için çalışmaya gidenlere bakmakla görevlendirildimJ


Tatil dönüşü yolda gelirken bir yerde “ kiremitte alabalık “ yazısı gördüm ve dilimi tutamayarak “ yarın akşam gelin size kiremitte tereyağlı alabalık yapayım “ dedim ve canım annemin sözü hemen aklıma geldi “ dilim senden çekerim zülüm “ ama çok geçti, , herkes “ oooo tamam geliyoruz yap “ dedi
J


Uzun zamandır alabalık yapmamıştım, aslında Karadeniz’de ( inşallah Şeker Bayramında doyasıya yeriz çünkü Çamlıhemşin’e gideceğiz ) ya da dere kenarında çiftliklerinde yemek en lezzetlisi ama benim yaptığımı da beğendiler.


Dün sabah sadece abalık almak için gittiğim Carefour’dan elim kolum dolu olarak en son balığı alarak 3 saatte çıktım, ama ne yapayım tüm mağazalar indirim yapmış ve hepsi beni bekliyorlardı, üstelik iş günü o kadar da tenhaydılar ki içim gitti doğrusu
J

 

Artık balığı anlatmanın zamanı geldi sanırım J

 

Malzemeler;

 

-         5 adet alabalık ( siz âdeti belirleyebilirsiniz, ben 5 kişilik yaptım )

-         4 adet soyulmuş ve dilim dilim doğranmış domates

-         5 adet taze soğan

-         Her bir balık için 1 çorba kaşığı kadar tereyağı

-         Tuz

 

Balık şeklindeki güveçleri tereyağı ile yağlıyoruz. İçine tuzladığımız balıkları koyup yanlarına domates ve yeşil soğanları yerleştiriyoruz, sivri biberde yakışır ama ben konuklarım pek sevmediği için koymadım. Tereyağlarını parça parça balığın içine üzerine ve kenarlarına yerleştirip önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında pişene kadar tutuyoruz.

 

Sağlıcakla kalın.

« Önceki :: Sonraki »